2023 ÖDÜL TÖRENİ
A Awards 2023 Junior Kategorisi kazananları ve jüri değerlendirmeleri.

"Feed"lerden billboard'lara
Artık içinde bulunduğumuz mekanda ve anda "yaşamıyoruz." Ekranların içerisindeki sokaklarda dolanmaya, linklerden linklere sıçramaya, Feed'lerin bizi götürdüğü sonsuz scroll cenderelerinde var olmaya (yoksa kaybolmaya mı demeliydim) alıştık. Bu yeni varolma halinden her şey nasibini aldı. Hatta Macquarie sözlüğü, sözlüğün kullanılmadığı, fiziksel olarak hayatın içinde kendine yer bulamamasını aşmak için, bir kampanya tasarladı ve bir kelime icat etti: “Phubbing”. Dil bilimciler, yazarlar, şairler bir araya gelerek, mekandan ve zamandan kopup telefon ekranına gömülmemize bir isim vererek, bir sözlüğün hala güncel olduğunu, hayatın içerisinde anlamlı olabileceğini bize anlatmaya çalışmıştı. Yıl 2012'ydi bunlar olurken. Tam 10 yıl önce. Bugün her şey çok daha karmaşık ve phubbing aldı başını gitti… İnsanların sokaklarda yeni insanlarla tanıştığı, yeni mekanlar keşfettiği, gezdiği, dolaştığı, farklı bilgilere, yönlendirmelere denk geldiği zamanlar geride kaldı. Sokakta hayatı gözlemleyen, deneyimleyerek yaşayan ve anlayan flaneur yerini cyberflaneur'e bıraktı. Sokakların yerini feed'ler aldı (ufak çırpınışlarla Metaverse de bir şeyler denemedi değil). Adımlar tap'lere dönüştü. Yürüyüşler scroll’larla takas edildi. O post’tan bu post’a, bu link’ten şu link’e, görseller arasında swipe’larla sıçrayan canlılara dönüştük. Mekanda olmak etkileşimle takas edildi. Herkes fiziksel olarak bir yerdeyken dijital olarak başka bir yerde. Kısacası eski feed (sokak) yerini yenisine bıraktı... Bugün açıkhava reklamcılığının yeniden dikkat çeker hale gelmesi için insanları tekrar fiziksel olarak var oldukları mekana getiren, kafalarını telefonlarından kaldıran yeni "deneyimlere" ihtiyaç var. Bu deneyimlerin de tekrardan "Feed"e düşecek değeri taşıması gerekiyor ki, telefonlarından kafasını kaldırmamış, ekranları içinde kaybolmuş olanların da önüne düşerek onlara seslensin. Veri ile hikaye anlatımını birleştirem ve böylece dinamikleşen, durağanlıkla mücadele eden, dikkatimize mazhar olan fikirlere ihtiyacımız var. British Airways'in neşe ile gökyüzünü işaret eden çocuğu tam olarak böyle bir fikirdi mesela... O çocuktan ve tabii ki gençlerden öğrenecek çok şeyimiz var.